ÖZ
Aşılar modern tıbbın, özellikle halk sağlığının gelişmesinde en güçlü araç olarak anılmaktaysa da ilk aşı uygulamasından bu yana karşıtlarını da yaratmışlardır. Günümüzde ise aşılara karşı olumsuz algı ve tutumların giderek yaygınlaştığı görülmekte ve bu durum tıp aktörlerinin çoğu tarafından önemli bir risk olarak işaretlenmektedir. Bu çalışma bu olumsuz tavırların nedenlerini ortaya koymaya çalışan ve 2023 yılında İstanbul’da gerçekleştirilen nitel bir araştırmanın verilerinden yararlanarak söz konusu algı ve tutumları şekillendiren ve besleyen duygulara odaklanmaktadır. Çalışmada, araştırmanın amaçlarına uygun olarak, aşıların tümüne ya da bir kısmına karşı olumsuz algı ve tutumları olduğunu kabul eden otuz kişi ile yarı yapılandırılmış yüz yüze görüşmeler yapılmıştır. Anılan araştırma genel olarak aşılara karşı kişilerde gelişmiş olan karşıtlığı/tereddüdü/çekimserliği besleyen faktörleri anlamayı amaçlamıştır ancak veriler analiz edilirken duyguların bu anlamda önemli rol oynadığı anlaşılmıştır. Böylece bu makale, aşı karşıtlığı olgusunun altında yatan duyguları merkeze almıştır. Duygular her türlü sosyal ilişki ve deneyimin bir parçasını oluşturmakta, etkileme ve etkilenme gücü sayesinde tutumların şekillenmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Aynı şekilde aşı konusunda da kişilerin düşünce ve tavırlarını belirleyen etkenlerden biri olduğu gibi, bulaşma yoluyla bunların diğerlerine yayılmasına da yol açmaktadır. Çalışma hem çocukluk çağı hem de Covid-19 aşılarıyla ilgili duygulara bakmakta böylece anti-aşı tutumlarının koşullara, zamana ve bağlama göre değişiklik gösterebildiğini savunmaktadır. Ayrıca çalışma, aşı karşıtlığının basitçe cahillik, bilim dışılık vb. kavramlarla açıklanamayacağını göstermesi açısından alana katkı sağlamayı amaçlamaktadır.


