ÖZ
COVID-19 pandemisiyle birlikte uzaktan çalışmaya geçiş, işletmeler ve çalışanlar açısından olumlu ve olumsuz sonuçlar doğurmuştur. Salgın, kısıtlamalar doğrultusunda insan sağlığını ve kurumsal uygulamaları değiştirmiştir. Evden çalışma zorunluluğunun çalışanlar açısından işlerine yönelik olarak hissettikleri duygu durumları üzerinde nasıl bir etki yaptığının değerlendirilmesi önemlidir. Bu çalışmanın amacı, korunma motivasyonu teorisi (KMT) kapsamında, evden çalışmak zorunda kalan çalışanların COVID-19 kaygısının hayat tatminleri üzerindeki etkisinde işin anlamı ve işe adanmışlığın seri aracılık rolünün yapısal eşitlik modellemesiyle (YEM) incelenmesidir. Saha araştırması Hatay’da farklı mesleklerde çalışanlar (sekreter, sağlık çalışanı, teknisyen/mühendis ve serbest meslek erbabı) üzerinde kolayda örneklem yöntemi kullanılarak yapılmıştır. Geçerlilik ve güvenirliği sağlanmış ölçeklere cevap veren 427 katılımcının anket verisi kısmi en küçük kareler tabanlı YEM kullanılarak analiz edilmiştir. Oluşturulan modelin analiz sonuçlarına göre COVID-19 kaygısının hayat tatminine etkisinde işin anlamı ve işe adanmışlığın seri aracılığı bulunmuştur. Kaygının çalışanlardaki olumlu durumları ve duyguları azalttığına yönelik kalıplaşmış düşüncenin aksine, COVID-19 kaygısının çalışanlarda işin anlamını ve hayat tatminini arttırdığı bulgusunun, pandeminin oluşturduğu evden çalışma şartlarından kaynaklandığı düşünülmüştür. Bu çalışmanın bulgularıyla KMT desteklenmiş, evden çalışma ortamının COVID-19 gibi kaygı yaratan durumların tehdidine yönelik bir baş etme yolu olarak değerlendirilmesi gerektiği gösterilmiştir. Bu sonuçlar, hem yöneticiler hem de çalışanlar açısından işe adanmışlık ve hayattan zevk almayı arttırmak için evden çalışma şartlarının yeniden düşünülmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.


